BEDEN EĞİTİMİ VE SPORUN FAYDALARI.

23/3/2009
SPOR
Sporcu sporun branşları
Potansiyel
Organizma
Reflex, reaksiyon

Sporun branşlarına göre sporcunun organizmasında bulunan potansiyelini en üst seviyede reflex ve reaksiyon halinde tutmasına spor diyoruz.
Yenme ve üstün olma gibi insan içgüdüsünün tatminini amaç edinen belirtili kurallar dahilinde yapılan etkinliklere spor diyoruz.
İnsanın mücadele azmini kullanarak kazanmak ve başarılı olmak için sistemli, ve düzenli kurallar içerisinde yaptığı bedensel aktivitelerdir. Rekor kırmak, üstünlük kazanmak ve galip gelmek arzularının yanı sıra vücudun kuvvetini, çevikliğini devam ettiren, irade gücünü artıran şuurlu bir vasıta, uğraştır.
Beden eğitim faaliyetlerini özelleştirerek çeşitli branşlarda somutlaştırılmış, üst düzeyde yapıldığında fizyolojik, psikolojik, estetik teknik özellikleri gerekli kılan yarışmaya dayalı ve katı kurallarla çevrili bir etkinliktir.
Görünürdeki en çarpıcı amacı beden eğitimi ile taşıdığı eş amaçlar dışında yarışmak ve kazanmaktır. Spor bireyleri toplumsal uyumu sağlamakta, ruhsal ve bedensel sağlıklarını güvence altına almaktadır. Başarıyı genişletme, yarışmada üstün gelme ve kazanma amacıyla yapılan bir çabadır.
Bireyin biyolojik kökenli içgüdülerini neden olduğu dürtülerin amaca ulaşmasının sağlarken aynı zamanda temel gereksinmesini de karşılayan davranış biçimidir. Amacı bireysel, toplumsal yada ekonomik olabilir.

Beden Eğitimi
Bedensel, toplumsal ve ruhsal davranışları bir araya getirme oluşturma ekibidir. Bu oluşumda beden eğitimi amaç değil araç durumundadır. Büyük kas etkinlikleri aracılığıyla bedensel nitelikleri kazanarak oluşan bir sonuçtur. Kas etkinlikleri ile bireyin ruhsal ve toplumsal bütünlüğünü bozmadan, kişinin toplum yararına en iyi gelişimini gerçekleştirme eğitimidir.
Beden eğitiminde etkinlik önemli bir husus olup beden bir araç olarak kullanıldığında amaç olarak karşımıza tüm kişiliğin eğitimi etkinlikler yoluyla kişinin, büyüme, gelişme ve davranışlarını olumlu biçimde sağlayan en küçük eğitim aracı olarak çıkmaktadır.
Sağlıklı, güçlü, mutlu olma, kişilik, karakter, ahlaki değerler kazanma, kültürleşme, toplumsallaşma ve vatandaş eğitimidir.

Bireyin bedenen, fitren, ruhen gelişimini sağlamak, günlük yaşama ve iş yaşamının koşullarına hazırlamak, milli bilinç ve vatandaşlık duygularını kuvvetlendirmek amacıyla yapılan düzenli ve metotlu çalışmaların tümüne birden beden eğitimi diyoruz.
İnsanın bütününü oluşturan fiziki, ruhi, zihni niteliklerin bulunduğu yaşın genetik kapasitesinin gerektirdiği verim gücüne ulaşılabilmesi için yapılan etkinliklerin tümüdür.
Milli eğitimin temel etkinliklerine bağlı olarak kişinin beden, ruh ve fikir gelişimini sağlamaktır. İnsanın toplum kurallarına uygun olarak yaşaması, birbirleriyle olan ilişkilerinin iyi örneğini verebilmesi, yardımsever, insan haklarına saygılı olmasıyla bağlantılıdır.

Beden eğitimi insanın sosyalleşebilmesi, kişiliğini bulup doğru bir çizgi üzerinde yol kat etmesinde büyük rol oynar. Kısaca beden eğitimi bireyin beden sağlığını, beden becerilerini geliştirmeye yönelik, gerektiğinde çevresel koşullara ve katılımcıların özelliklerine göre değiştirilebilen esnek kurallara dayalı oyuna, jimnastiğe, spora dönük alıştırma ve çalışmaların tümünü kapsayan geniş tabanlı bir etkinliktir.
İnsanı ruhen, fikren,bedenen olgunlaştırıp geliştiren, en az yorgunluk vererek en çok fayda sağlayan jimnastik oyun ve spor faaliyetlerini içine alan bir bilimdir.

Hareket canlıların en belirgin özelliği olduğu için yaşadığımız çağda kişinin ruhen, bedenen ve fikren gelişimi kuvvetli ve dayanıklı olması için beden eğitimi ve spora şiddetle ihtiyaç göz önünde tutulduğundan spor bir devlet politikası haline getirilmeye çalışılmaktadır. Artık milletler savaşlarını spor yoluyla yapmaya başlamışlardır. Bir ülkenin adını duyurmada en önemli kavramlardan ekonomiden sonra spor gelmektedir.

Beden eğitim, faaliyetlerinin bünyede olduğu kadar karakter üzerinde de yapıcı etkisi bulunmaktadır. Kişiye yaşama azmi ve mücadele kazandırır. Liderlik ve işbirliği yapma, arkadaşlık, yiğitlik, doğru ve güzeli takdir etme ve ayırt etme duygusunu geliştirir. Hoşgörü ve feragat sahibi yapar. Başkalarına, aileye, cemiyete, kanun ve nizamlara saygılı olmayı, hakkını ve şerefini ölüm pahasın dahi olsa korumayı bilen şahsiyet teşekkülünü sağlar.
Beden Eğitimi ve Sporun Genel Amaçları
Atatürk ilkeleri ve inkılapları, anayasa, milli eğitimin temel kanunu ve Türk milli eğitiminin temel amaçları doğrultusunda, öğrencilerin gelişim özellikleri de göz önünde tutularak anların kişisel ve toplumsal yönden sağlıklı, mutlu, iyi ahlaklı ve dengeli bir kişilik sahibi, yapıcı, oluşturucu ve üretken, milli kültür değerlerini ve demokratik hayatın temel ilkelerini benimsemiş fertler olarak yetiştirilmeleri genel amaçtır.
Atatürk’ün ve düşünürlerin beden eğitim ve spor konusunda söyledikleri sözleri açıklayabilme
Bütün organ ve sistemleri seviyesine uygun olarak güçlendirebilme ve geliştirme.
Sinir, kas ve eklem koordinasyonunu geliştirebilme
İyi duruş alışkanlığı edinebilme
Beden eğitimi ve sporla ilgili temel ilgi ve beceri, tavır ve alışkanlıklar edinebilme.
Ritim ve müzik eşliğinde hareketler yapabilme
Halk oyunlarımızla ilgili bilgi ve beceriler edinme ve bunları uygulamaya istekli olabilme
Milli bayramlar ve kurtuluş günlerinin anlamını ve önemini kavrayabilme
Beden eğitimi ve sporun sağlığa yararlarını kavrayarak boş zamanlarını spor faaliyetleriyle değerlendirmeyi bilebilme ve öğrenebilme
Temel sağlık kuralları ve ilkyardım ile ilgili bilgi, beceri, tavır ve alışkanlıklar edinebilme
Tabiatı sevme, hava ve güneşten faydalanabilme
İşbirliği içinde çalışma ve davranma alışkanlığı edinebilme
Görev ve sorumluluk alma lidere uyma ve liderlik yapabilme
Kendine güven duyma, yerinde ve çabuk kara verme
Dostça yarışma ve oynama, kazananı takdir etme, kaybetmeyi kabullenme, hile ve haksızlığın karşısında olabilme
Demokratik hayatın getirdiği tavır ve alışkanlıkları kazanma
Kamu kaynaklarını iyi kullanabilme ve koruyabilme
Spor araç ve tesisleri hakkında bilgi sahibi olma ve bunları iyi kullanabilme

Beden Eğitimi ve Sporun Kişiye Kazandırdıkları
Kişinin kendine güvenini artırır.
Kişi kendisini tanır ve tanıtır.
Yeteneklerini geliştirir, sınır ve güçlerini öğrenir.
Vücuduna ve sağlığına karşı bilinç gelişir.
fiziksel uygunluk dediğimiz kuvvet, dayanıklılık, sürat, hareketlilik, beceri, esneklik ve çabukluk geliştirir.
Sağlıklı ve mutlu yaşamda gerekli olan bilgi, davranış, alışkanlık ve beceri kazandırır.
Etkinlikler sonucu toplumsal kişilik ve nitelik kazandırır. Bunların içerisinde işbirliği, biz duygusu, atılganlık, milli değerler v.b.
Boş zamanları davranış ve iyi kullanabilme, değerlendirme alışkanlığı kazandırır.

Beden Eğitimi ve Sporda Gelişim
Organik Gelişim
Sinir Kas Gelişimi
Zihinsel Gelişim
Heyacansal ve Duygusal Gelişim

1. Organik Gelişim : Bireylerin fiziksel gelişimine katkıda bulunmak sadece beden eğitimine yönelik bir amaçtır. Hareket bireyin doğasında vardır. Biz de biliyoruz ki ilk insanlar yaşamlarına hareketle başlayarak bir yerden bir yere göç etme, yere değiştirme, avlarını yakalayabilme, geçim kaygısından kurtulabilme, kendilerinden güçlü olan şeylerden kaçabilme, saklanabilme ve barınma faaliyetlerinde hep hareketli olmuşlardır.
Hareket sisteminin temelini aktif olarak kaslar, pasif olarak da kemikler oluşturur. Beden eğitimi etkinlikleri düzenli olarak yapıldığında organizmanın fiziksel uygunluğu ve dayanıklılığı gelişecek, böylece organizma değişen koşullara ve yorgunluğa karşı koyabilecektir. Bunda en fazla etki becerilerin gelişmesinde kassal hareketlerle verimliliğin artması ve dolayısıyla kassal güç ve dayanıklılığın artmasında görülür. Şişmanlık sorunundan kurtulma, çocukluk ve ergenlik dönemini sağlıklı ve mutlu şekilde bitirebilme, kalp damar rahatsızlıkların engellenmesi, solunum ve dolaşım sistemlerinde oluşacak hastalıkların önlenmesi ve son olarak da kalp kan dolaşımını uygun seviyede yürütebilme, egzersizlerle yani hareketlerle dolayısıyla da beden eğitimi etkinlikleriyle sağlanır.

2. Sinir Kas Sistemi : Kas eğitimi sonucunda yeteneklerin ve motorsal becerilerin kazanılmasıdır. Genel olarak vücut kontrolü, vücut koordinasyonu sinir kas sisteminin gelişimi demektir. Koşma, sıçrama, tırmanma, yakalama, takla atma v.b. temel hareketlerin temelini oluşturur.

3. Zihinsel Gelişim : Etkinlikler yoluyla yapılan öğrenme sonucunda, öğrenme için gerekli algılama, düşünme, akıl yürütme, kıyaslama ve temel kavramların gelişmesidir. Motor becerilerin gelişimi bireyin zihinsel, duygusal ve toplumsal gelişimiyle ilgilidir.(motor becerileri; kuvvet sürat, dayanıklılık, hareketlilik ve beceri)
4.Heyecansal ve Duygusal Gelişim : Karmaşık, dengesiz ve gergin tepkilerin bir düzenle anlaşılır biçimde gelişmesidir. Çocuğun heyecansal tepkileri bedensel ve ruhsal gereksinmelere dayanır. Bu bakımdan heyecansal gelişim çocuğun bedensel ve ruhsal dengesini bulma çağıdır.

Beden Eğitiminin Temel Faydaları :

Eğitim tüm organizmayı içerir. Zihin ve benden bütünlüğü eğitimin temel felsefesini oluşturur.
Beden eğitimi genel eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Beden eğitiminin amaçları genel eğitimin amaçlarına uygundur. Ve bu amaçların gerçekleştirilmesine katkıda bulunur.
Beden eğitimi etkinlikleri büyüme ve gelişme için temeldir. İnsan organizmasının maksimum gelişmesi büyük kas gruplarının katıldığı bedensel etkinliklere bağlıdır.
Beden eğitimim serbest zamanların kullanımına katkıda bulunur.
Beden eğitimi kendini ifade etme ve oluşturma olanakları sağlar. Bedenin birey olarak ifadede kullanılması, yeni hareketlerin oluşturulmasında zengin olanaklara sahiptir.
Beden eğitimi kültürel gelişmeye yardımcı olur.
Estetik beğeniye ve artistik üretime katkıda bulunur.
Beden eğitimi duyguların kontrol edilmesine yardımcı olur. Oyun ve spor ortamındaki etkileşim, duyguların kontrolü ve boşaltımı için uygun olanaklar sağlar.
Beden eğitimi karakter ve kişilik gelişimine katkıda bulunur. Güçlü bağlar ve bağlılık, takım ruhu, grup etkileşimi, oyun ve spor alanlarındaki görülen özelliklerdir. Tebiki bu özelliklerin kişilik gelişimine katkısı vardır. Takım arkadaşlarına, rakiplere uyum toplumsal uyumun sağlanmasında önemli rol oynar.
Beden eğitimi organik gelişime katkıda bulunur.
Psikomotor becerileri geliştirir.
Sağlık ve sağlığı koruma alışkanlıkları geliştirir.
Zihinsel gelişim için olanaklar sağlar.
Demokratik süreçlere katkıda bulunur. Sınıf etkinliklerinin planlanmasında ve yürütülmesinde tüm bireylerin katılımını sağlıyor.
Beden eğitiminin temelinde biyoloji, sosyoloji ve psikolojinin etkileri ve belirtileri vardır.
Beden eğitimi bireyin gereksinmelerine dayanır. Hareket en önemli temel gereksinim kabul edilir. Fiziksel etkinlik yaşamak için gereklidir. Durgun bir modern yaşam hiçbir işe yaramaz.
Oyun eğitsel potansiyele sahip içgüdüsel dürtüler olarak karşımıza çıkar. Bu oyunun dinamik niteliği bireylerin daha uygun davranış modeli geliştirmesine yardımcı olduğundan dolayı, oyunda beden eğitiminin içinde yer alan bir kavram olduğuna göre beden eğitiminin bu faydası göz ardı edilemez.

Beden Eğitiminin Bölümleri 3 bölümde incelenir:
Jimnastik
Spor
Oyun
1.Jimnastik çeşitleri:
a. Eğitim amaçlı Jimnastik b. Yarışma amaçlı jimnastik c. Gösteri amaçlı jimnastik d. Tedavi amaçlı tıbbi jimnastik e. Ritmik jimnastik
yarışma amaçlı jimnastik kendi içerisinde
Artistik jimnastik (Aletli)
Akrobatik jimnastik
Sportif ritmik jimnastik

Sporun tarifini daha önce yapmıştık
2. Oyun :Eğitsel bir değer taşıyan çocuğun bedensel, ruhsal ve ahlaki gelişimini hedef alıp çocukta haz ve neşe düzenli hareketlere oyun diyoruz.

2008/2009 EĞİTİM ÖĞRETİM YILINDA BURSA YILDIZ KIZLAR HENTBOL KAT

10/3/2009

 

 İNANDIK  BAŞARDIK!!!!

 ONLARA HERŞEY YAKIŞIYOR !!!...

 

 GALİBİYET SONRASI BİR GÖRÜNTÜ...



MAÇTAN ÖNCE ...


  Akadaşları evlerinde annelerinin dizinin dibinde otururken onlar cumartesi pazar demeden, hafta içi kurslarına dersanelerine,devam edip diğer yandanda çalıştılar.Antremanlarını yapıp derslerinde de başarılı olup spor yapmanın derslere engel olmadığını bize gösterdiler.Takdir alanlar teşekkür alanlar hepsi birer yıldız adayı öğretmenleri ve antrenörleri olarak onlarla gurur duyuyorum.Gerçekten bizleri hiç üzmeden başarıya giden bu yolda bize destek veren aileleri,Şkb.Ufuk Bülent Yavuz İ.Ö.Okulu Müdürü Sayın Özgür KOCA Müdür yardımcıları Sayın Ali AY ve Bedri BAŞAK beylerede teşekkürü bir borç biliyorum.



BU YOLDA ASLA YALNIZ YÜRÜMEDİK ...
TÜRÜBÜN TERÖRÜNDEN UZAK DURARAK BİZİ UTANDIRMAYAN ...!
Bizi yalnız bırakmayan seyircimizede ayrıca teşekkür ederiz....

GÜLMEK SİZE YAKIŞIYOR...

BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA BERABER ISLANDIK YAĞAN YAĞMURDA...!

Değerli meslek taşım Fatih UYKUZ bey ve okulumuzun değerli emektarı Salih amcamızada binlerce teşekkür ederiz....   


                                                                   Ş.kb.UFUK BÜLENT YAVUZ İö.OKULU
                                                                          BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENİ
                                                                                ATİLA AYDOĞAR


                                                                               SEVGİLERİMLE...

YÜRÜYÜŞÜN FAYDALARI!!!!!

22/2/2009
Uzmanlara göre, her yürüyüş faydalı değil. Tempolu ve en az yarım saatten sonra devam ettirilen yürüyüşün daha faydalı olduğunu uzmanlar özellikle belirtiyor.


DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KURALLAR

* Kilo vermek amacıyla naylon vb. gibi giysiler vücuda sarılmamalı.
* Sağlık sorunları olanlar ve 40 yaşın üstündekiler doktora görünmeden, yürüyüş programına başlamamalı.
* Diyabet, hipertansiyon ve diğer sistematik hastalığı bulunanlar sık sık doktor kontrolünden geçmeli.
* Ciddi bir yemek sonrası hızlı ve ağır yürüyüşler yapılmamalı.
* Yürüyüş öncesi ve sonrasında susuz kalmamaya dikkat etmeli.
* İnce tabanlı ve makosen ayakkabılar ile yürüyüş yapılmamalı.
* Çok sıcak havalarda ve saatlerde yürüyüşten kaçınmalı.
* Bir sıkıntı hissedildiğinde yürüyüşe inatla devam etmemeli.

YÜRÜYÜŞÜN 23 FAYDASI

* Yürüyüş, kan akımını ve kan damarlarının miktarını artırarak, dolaşımı iyileştirir, kalp-damar ve beynin damarsal hastalıkları riskini azaltır.
* Kalp kası dâhil, vücut kaslarını kuvvetlendirerek, daha etkin çalışmalarını sağlar.
* Her bir kasılmada kalbin pompaladığı kan miktarını artırarak, istirahattaki kalp atım sayısını (nabzı) azaltır.
* Egzersiz ve stres durumunda arteriel kan basıncında (tansiyonda) oluşan yükselmeyi azaltır. 5-Kan basıncını düzenler.
* Kalp kasının yan damarlardan da beslenmesini destekler. Böylece kalbin ana damarlarında oluşacak tıkanıklıkların vereceği zararı azaltır.
* Şişmanlık riskini azaltır.
* Sindirimi kolaylaştırır.
* Beyine oksijen sağlanmasını artırarak, zihinsel keskinlik ve yaratıcı düşünce potansiyelini yükseltir.
* Lenfatik dolaşıma yardımcı olur.
* Egzersiz sırasında ve sonrasında metabolizmayı uyarır.
* Solunumsal kapasiteyi ve aerobik gücü artırır.
* Büyümeyi ve travma sonrası toparlanmayı olumlu etkiler.
* Kan yağlarının (trigliserid) düzeyini düşürür.
* HDL/LDL (iyi huylu-kötü huylu kolestrol) dengesini düzenler.
* Koordinasyona olumlu etki yapar.
* Eklem ve kasların esnekliğini artırarak, bel ve boyun ağrılarını hafifletir.
* Kemiklerin sertleşmesini ve kuvvetlenmesini sağlar.
* Dayanıklılığı artırır.
* Yorgunluk duyumunu engeller.
* Uykusuzluğu azaltır, rahatlamaya yardımcı olur.
* Vücudun doğal keyif verici hormonu olan endorfinin salınımını artırır.
* Yaşlanma sürecini geciktirerek, genç bir görünüm sağlar.
* Moral, özgüven ve iyimserliği artırır

Çocuklar Hangi Yaşta Hangi Sporu Yapmalı?

29/10/2008

Televizyon ve internete bağımlılık spordan alıkoyuyor. Hangi yaş çocuk hangi sporu yapmalı?

Aileleri çocukları spor yapmaya teşvik etmeleri konusunda uyaran uzmanlar, yaşına uygun spor faaliyetiyle çocukların sağlıklı bir yaşam sürebileceklerini belirtiyorlar.

Bilgisayar ve televizyonun hayatımızda önemli bir yer kazanmasının ardından spordan ve sosyal aktivitelerden uzak kalan çocukların ailelerin desteği ile spora yönlendirilmeleri gerekiyor.

Mayo Clinic, son yıllarda çocukların spordan uzak, hareketsiz bir yaşam tarzını benimsediğini ve bunun önüne geçmek içinde, ailelere çok önemli roller düştüğünü açıkladı. Çocuklara hangi spor dalını seçmesi konusunda yardımcı olmak için ailelerin çocuklarını spor etkinliklerine götürebileceklerini veya kendi ilgilendikleri spor dallarını çocuklarıyla paylaşabileceklerini ifade ediyor.

Çocuğun yaşına uygun spor aktiviteleri nelerdir?

Çocukların ilgisini çeken spor ve aktivite tercihlerini ailelerine anlattıklarını ve buradan hareketle çocuğun olgunluğu ve yetenekleri doğrultusunda çocukların spora yönlendirilebileceğini söyleyen uzmanlar belirli yaş grupları için uygun sporları belirttiler.

2-5 yaş arası uygun aktiviteler: Yeni yürümeye başlayan ve okul öncesi çocuklar için birçok temel hareket uygulanabilir, fakat organize spor etkinlikleri için bu çocukların yaşı çok küçük. Bu yaştaki çocuklar için koşma, tırmanma, düşme, tekmeleme, dans, küçük bir topu yakalama, bisiklete binme, aile denetimindeki su oyunları gibi plansız serbest oyunlar en iyisi.

6-7 yaş arası uygun aktiviteler: Büyüyen çocukların koordinasyonları ve dikkat süreleri de gelişir. Emirleri yerine getirmede ve takım çalışmasının önemini anlamada daha iyi olurlar. Bu durumda önerilen bazı etkinlikler şunlardır: basketbol, futbol, jimnastik, yüzme, tenis, golf, atletizm ve Uzakdoğu sporları.

8 yaş ve üstü çocuklar için uygun aktiviteler: Bu yaştaki çocuklar temas sporları da dahil hemen hemen tüm sporları yapabilirler. Dikkatlice denetlenmiş güç sporları da bu yaşta yapılabilir.

Ailelere düşen görevler nelerdir?

· Çocuğunuz sporla ilgilenmezse başka fiziksel aktiviteler bulabilirsiniz. Örneğin, ailece bisiklete binebilir, doğa gezilerine çıkabilirsiniz.

· Çocuğunuzun arkadaşlarıyla ip atlama, basketbol oynama gibi etkinliklere katılmasını sağlayarak aktif zaman geçirmesini sağlayabilirsiniz.

· Çocuğunuza kazandığı veya kaybettiği anda onu koşulsuz sevdiğinizi hissettirin. Hedefin kazanmak değil fiziksel kapasite ve yetenekleri geliştirmek olduğunu unutmayın ve gelişmiş yeteneklerini güçlendirin.

· Çocuğunuzun yetenekleri konusunda gerçekçi olun.

· Çocuğunuzu istemediği hiçbir aktiviteye zorlamayın.

· Spordan zevk alın, kendi hedeflerinizi belirleyin ve çocuğunuza pozitif bir model olun. Unutmayın çocuklar duyduklarından çok gördüklerini öğrenirler.



Alıntıdır....

BASKETBOL KURALLARI DEĞİŞİYOR!!!....

4/5/2008

Basketbolun kuralları değişiyor

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

FIBA, Pekin Olimpiyatlarının ardından yeni kuralları devreye

sokacak.Uluslararası Basketbol Federasyonları Birliği (FIBA)

 Dünya Yönetim Kurulu, Pekin'de düzenlenecek 2008

Olimpiyat Oyunları'ndan sonra geçerli olmak üzere

 basketbol oyun kurallarında bir dizi değişikliğe gitti.

FIBA yetkililerinin Çin'de gerçekleştirdiği toplantısında

aldığı kararlar doğrultusunda yapılan değişikliklerin bir

kısmı 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları'nın ardından, 1 Ekim

tarihinden itibaren geçerli olurken, ikinci kısım değişiklikler

 ise 2010 yılında Türkiye'de düzenlenecek olan Dünya

Basketbol Şampiyonası'nın ardından yürürlüğe girecek.

 

1 EKİM 2008'DEN SONRA GEÇERLİ OLACAK KURALLAR

 

FIBA Dünya Yönetim Kurulu'nun yaptığı toplantı sonunda,

1 Ekim 2008 tarihi itibariyle geçerli olacak oyun

kurallarındaki değişiklikler şu şekilde:

"Yeni kurallar kapsamında oyuncular formalarının altına

 hiçbir şey giyemeyecekler.

Bir oyuncu, maç içerisinde top kontrolündeyken, yere

düşerse, yerde kayarsa bu hatalı yürüme sayılmayacak.

 

Dripling yapan bir oyuncunun geri sahasından, ön sahaya

geçmiş kabul edilebilmesi için, oyuncunun her iki ayağının

da ön sahaya temas etmesi gerekiyor.

 

Oyun esnasında, oyuncu, kendi sahasından sıçrayıp,

 havada yeni bir top kontrolü sağlarsa, kendi sahasına

düştüğünde bu geri pas ihlali olmayacak.

 

Eğer bir oyuncu, çemberin altına elini sokup topa temas

ederse, bu topa müdahale sayılacak ve sayı rakip takıma

verilecek.

 

Eğer bir savunma oyuncusu, maç içerisinde arkadan veya

yandan fast break'e giden oyuncuya temas ederse ve

hücum oyuncusu ile çember arasında herhangi bir başka

savunma oyuncusu yoksa bu tür temaslar sportmenlik dışı

faul kabul edilecek.

Bir oyuncu, maç içerisinde dirseklerini hızlı bir şekilde

sallarsa, rakip oyuncuya temas olmasa bile, bu pozisyon

teknik faul olarak değerlendirilecek."

 

-2010'DAN SONRA GEÇERLİ OLACAK KURALLAR-

 

Türkiye'de gerçekleştirilecek olan 2010 Dünya Basketbol

Şampiyonası'ndan sonra yürürlüğe girecek diğer kurallar

ise şöyle:

"Kısıtlamalı alan (3 saniye koridoru) dikdörtgen şeklinde

olacak.

Üç sayı çizgisi 6.75 metreye çekilecek.

 

Hakem masasının karşısındaki kenar çizgiye, dip çizgiden

ölçüldüğü zaman 8.325 metre (3 sayı çizgisinin tepe

noktasına eşit) iki çizgi çizilecek. Dördüncü periyotun ve

 uzatma periyotunun son 2 dakikasında kendi sahasından

topu oyuna sokma hakkı olan takım mola alırsa, ön

sahadaki bu yeni çizgilerden oyuna başlayacak.

Çemberin altı, yarım daire şeklinde işaretlenecek. Bu yarım

dairenin uzaklığı, çemberin orta noktasından 1.25 metre

olacak. Eğer savunma oyuncusu bu yarım dairenin içinde

ise hücum oyuncusu savunma oyuncusuna şarj

(hücum faul) yaparsa, hiçbir zaman hücum faul

çalınmayacak.

 

Eğer geri sahadan ya da ön sahadan top oyuna sokulurken

 kurallara göre 24 saniye başa alınması gerekiyorsa başa

alınacak. Oyun durduğunda 24 saniye cihazında 14 saniye

 yada daha fazla bir süre varsa 24 saniye cihazı başa

alınmayacak, kaldığı yerden devam edecek, 13 saniye ve

daha az varsa 24 saniye cihazı 14 saniyeye ayarlanacak."


 

                                                                                   Alıntı...

AMERİKA DA TÜRK GECESİ!!!!

22/3/2008

Orlando Magic'in Philedelphia 76ers'ı konuk ettiği maçta, Türk taraftarlar Hido'yu yalnız bırakmadı.

22.03.2008

Milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu'nun forma giydiği Orlando Magic'in, Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi'nde (NBA) Philadelphia 76'ers ile yaptığı maç, yaklaşık 300 Türk'ün, kırmızı-beyaz tişörtler ve Türk bayraklarıyla şovuna sahne oldu.

Çatı ve yalıtım sektörünün önde gelen firmalarından Onduline Avrasya'nın bu yılki bayi toplantısı Orlando'da yapıldı. Türkiye ile Avrasya ülkelerinden katılan bayiler, toplantı etkinlikleri çerçevesinde Amway Arena'da oynanan Orlando Magic-Philadelphia 76'ers maçını izledi. 

Ön tarafında firma adının, arkasında Hidayet Türkoğlu'nun figürünün bulunduğu kırmızı-beyaz tişörtler giyen Türk taraftarlar, ellerinde Türk bayraklarıyla Amway Arena'da Türk rüzgarı estirdi. Türk taraftarlar, ''Hedo The Pride Of Turkey'', ''Hidayet Türkoğlu Türk Ocağı Elbistan'dan selam'' yazılı pankartlar açtı. Bu arada, firmanın Azerbaycan temsilcisinin de ülkesinin bayrağını açtığı görüldü.   

Türk taraftarlar, milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu sahaya çıktığında, ellerinde Türk bayrakları ile ''Hido'' tezahüratlarıyla tüm salonun ilgisini çekti. Türk grup, maçı canlı yayınlayan televizyon kanallarında dakikalarca gösterildi. Bu arada, ABD'li basketbolseverlerin de ellerinde Türk bayraklarını sallayarak maçı izlemeleri dikkati çekti.

Orlando Magic taraftarları, Hidayet Türkoğlu'nu çok sevdiklerini dile getirerek, Türkoğlu'nun bir gün Türkiye'ye dönmesinden endişe duyduklarını ifade ettiler.

Maç, Orlando Magic'in Philadelphia'yı 113-95 yenmesiyle sonuçlandı.

-TÜRKOĞLU, TÜRK TARAFTARLA BİRARAYA GELDİ-

 Hidayet Türkoğlu, maç sonunda Türk taraftarlarla biraraya geldi.

Türkler'le sohbet eden ve onlara imza veren Hidayet Türkoğlu bol bol fotoğraf çektirdi. Türkoğlu, gruba, geldikleri için teşekkür ederek, çok mutlu olduğunu söyledi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Türkoğlu, bu kadar kalabalık bir Türk heyetinin maça gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ''Böyle bir gecede beni yalnız bırakmadıkları için hepsine sonsuz teşekkür ediyorum. Çok gururlandım'' dedi.

Bir sonraki deplasman maçı için hemen yola çıkacağını belirten Türkoğlu, ''Beni izlemeye gelen tüm Türk taraftarlarla daha uzun süre görüşmek isterdim, ancak bu kadar vakit ayırabildim. Herkesten özür diliyorum. Kusura bakmasınlar'' diye konuştu.

''ABD'li taraftarlar size bayılıyor, herkesin ağzında 'Hido, Hido... Bu insanları nasıl etkilediniz?'' sorusuna Türkoğlu, ''Bilemiyorum. Özel bir şey yapmadım. Bunu onlara sormanız lazım. Ben Türkiye'de, evimde nasılsam burada da insanlara aynı şekilde davranıyorum. Onlar bu ilgiden hoşlanıyor ve bana sıcak davranıyor'' diye yanıtladı.

Orlando Magic'de forma giymekten şu anda memnun olduğunu dile getiren Türkoğlu, kontratının bir süre daha devam edeceğini söyledi. Hidayet Türkoğlu, ''Bilemezsiniz, sonuçta hepimiz profesyoneliz ve hayatımızı, kariyerimizi en iyi şekilde düşünmemiz ve garanti altına almamız gerekiyor. O yüzden zamanı geldiğinde iyi bir karar verip ya burada ya Avrupa'da ya da Türkiye'de herhangi bir yerde kariyerime devam edebilirim. Ama şu anda burası iyi'' diye konuştu.

''Türkiye'ye gelmeyi düşünür müsünüz?'' sorusu üzerine Türkoğlu, şunları söyledi:

''Zamanı geldiğinde Türkiye'ye döneceğim. Sonuçta Türk'üz, oralıyız. Sonuçta bütün ailemiz, arkadaşlarımız orada. O yüzden zamanı geldiğinde eve döneceğiz. Ama henüz hedeflerimiz var burada. Onlara ulaşmaya çalışacağım. Bireysel olarak ya da takım olarak, o hedeflere ulaştıktan sonra...''

-''BU BENİ KAMÇILADI''-

Milli basketbolcu Türkoğlu, All Star'a seçilememesini ise şöyle değerlendirdi:

''Üzülüyor insan. Bir sporcu olarak kendinize hedef koyarsınız ve ulaşmak için ne gerekiyorsa yaparsınız. Ben de iyi bir sezon geçiriyordum. Böyle onurlandırılacağımı zannettim ama olmadı. Bu beni biraz daha kamçıladı. Çünkü demek ki, daha çok çalışmam gerekiyormuş. Önümüzdeki sene daha çok çalışıp, inşallah gidip orada da Türk bayraklarını görürüz. Beni seven ve destekleyen Türk halkı da orada olur ve onlarla güzel vakit geçiririz.''

 

A.A.Alıntıdır...

FENER ELESİN BİKİNİ GİYERİM!! DİYENLERE NE OLACAK ŞİMDİ????

5/3/2008

"Fener elesin, bikini giyerim!"
Usta yorumcu Ahmet Çakar, Fenerbahçe'nin Sevilla'yı eleme şansını işte böyle değerlendirdi.

05.03.2008 00:04

Sivri diliyle tanınan futbol yorumcusu Ahmet Çakar, yine ilginç değerlendirmeler yaptı.

Yorumcusu olduğu özel bir televizyon programında Sevilla-Fenerbahçe maçını değerlendiren Ahmet Çakar, iddialı açıklamalarıyla herkesi şaşkına çevirdi.

Çakar, sarı-lacivertli takımın turu geçmesinin çok zor olduğunu belirterek, ''Fenerbahçe turu geçsin bikini giyeceğim'' dedi.

Daha sonra yanlış anlaşılmak istemediğini vurgulayan usta yorumcu, "Sözlerim espiriden ibaretti. Fenerbahçe ilk yarıda 3 gol yer, ikinci yarıyı bilemem. Ama futbol bu. Adama değil bikini, jartiyer bile giydirir" diye konuştu.

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 


Fener tarih yazdı Ahmet hocam nolcek şimdi???

KADIN VE SPOR (TARİHÇE)

21/12/2007

KADIN VE SPOR

Bir toplum içinde kadının spora katılımı, kadının o toplum içerisindeki genel statüsünün bir yansımasıdır. Dünya genelinde de kadının konumu ve kendisine biçilen roller düşünüldüğünde, spor içinde kadının sporcu özelliğinden önce cinsiyetiyle değerlendirildiği söylenebilir. Özellikle 1970'lerin başından itibaren gelişen feminist akımla birlikte, kadın ve spor konusu ciddi olarak ele alınıp, tartışılmaya başlamıştır.

Feminizm, cinsiyet ayırımcılığına karşı çıkarak cinsler arasında siyasal, ekonomik ve toplumsal eşitliği savunan bir görüştür. Fransız Devrimi'nin ardından kadın özgürlüğünün, kadınların seçme, seçilme ve mülkiyet haklarının savunulması biçiminde ortaya çıkmış, çeşitli eylem ve reformlar sonucunda bazı hakların elde edilmesinden sonra ise erkeğin kültürel egemenliğiyle mücadeleye yönelik bir harekete dönüşmüştür (2, 497). Bu gelişmelerin bir ürünü olarak, kadına eğitimde fırsat eşitliği sağlama amacıyla Amerika Birleşik Devletlerinde “Islah Eğitimi 1972” çalışmaları başlatıldı ve “Title IX” projesi ile Federal Fonların kullanılması sağlanarak kadınların spor yaparak halk gündeminde statü elde etmeleri sağlandı. Tıtle IX'un içeriği, sporda kadınlara fırsat ve ödül eşitsizliğine karşı organize lobi birlikteliği sağlamaktı (3, 101). Her ne kadar feministlerin 1972'de Eğitim Islah Hareketi ile bekledikleri kanun hükmündeki düzenlemeler tam 16 yıl sonra 1988'de gerçekleşmiş olsa bile bu süreç içerisinde, okullarda kız spor programlarının yaygınlaşması, kızlar için düzenlenen okul müsabakalarının yaygınlaşması, kızlar için düzenlenen organizasyonlara daha fazla kaynak ayrılmasına neden olmuştur.

Her konuda olduğu gibi, sporda da cinsiyet üstünlükleri söz konusudur. Spor dallarında, farklı yüzde performans düzeyleri ile bir dominant taraf mevcuttur. Ancak gelişim düzeyleri farklı toplumlarda bu konuya olan bakış açısı değişmekte, endüstrileşmiş ülkelerde kadınların spora katılım oranı fazla iken gelişmekte olan ülkelerde ise bu oran düşüktür. Çünkü bu toplumlarda kadın, hala dişi cinsin yalnızca doğurganlık için yaratıldığı, ter yerine parfüm kokması, aktif yaşam yerine pasif yaşamı seçmesi düşünülmektedir. Spora katıldığında ise, kadının tenis, yüzme, paten gibi artistik ve estetik branşları seçmesi önerilmektedir (1, 183). Spor genelde özgür ve isteyerek yapılıyor görünür. Katılım, yaş, cins, sınıf ve ırka bağlı olduğu halde, ihtiyacın doğurduğu alanlardan (maaşlı erkek işleri ve maaşlı kadın işlerinden) biri olmadığı için özgür görünür. Sporun bu özgür ve bağımsız iç hayatı, kadına gelince kaybolur. Çoğunluk bilincinde yatan, kadının sporda varlığının garipsenmesidir. Bayan spor haberlerinin verilmesinde, genellikle sporun kendisi değil de, alışılmamışlık ve mizahi olması üzerine kurulur (5, 34). Medyada kadın sporcularla ilgili haberlerin çoğunda onların ev hanımı ve annelik özelliği üzerinde durulur. Kadın sporcularla ilgili fotoğraf veya televizyon görüntüleri ise ya değişliliklerini vurgulayacak pozisyonlardan ya da tam aksine spor yapan kadının nasıl cinsiyetinden uzaklaşarak erkekleştiğini vurgulayacak pozlardan oluşur. Çünkü sporun çağrıştırdığı, hızlı, güçlü ve kuvvetli olma gibi özellikler aynı zamanda erkek cinsinin çağrıştırdığı özelliklerdir. Bu nedenle spor genelde erkek kimliği ile özdeşleşmiştir ve erkek işi olarak görülür. Fiziksel başarı ve erkeksilik aynı anlaşılmaktadır. Başarılı kadınlar başarıları arttıkça erkekleşir. Başarılı bir kadın sporcu, erkek gibi ama başarısız bir kadın gibi görülür. Hiç bir erkek sporcu toplumda böyle bir ikilem yaşamaz. Eğer kadın sporcu başarılı ise erkek olduğundan şüphelenilir. Kadın sporcuların cinsiyet testinden geçirilmelerinin sebebi hep bu yüzdendir. Kadın sporcular ancak buz pateni, cimnastik gibi sporlarda başarıya ulaştıklarında toplum tarafından övülüp alkışlanırlar. Bu tip sporlar da zaten gençliğe, esnekliğe ve dişilik imajına bağlı olduğundan, sporda cinsiyet ayırımının bir göstergesi olarak tekrar karşımıza çıkar (5, 36). Bayanların yaptığı sporlar Güney Amerika’da gazetelerin %15'lik bir haber oranını oluştururken, bu oran tüm spor magazininin %3 ile %7'sini, bayan magazin medyasını ise % 1 ile %3'lük bir oranda kapması anlamına gelir. Bu marjinal kapsam tüm spor yarışmalarında ve basında aynı orandadır; yerel genç sporcuların yaptıkları spordan tutun, olimpik sporlara kadar bu oran değişmemektedir. Salt kadın haberlerini kapsayan yazılı basın bile sporcu bayanların ya spordaki dişiliklerini imaj olarak alır ya da kadının sporda çok hafife alındığına dair izlenimler vardır. Bayanların yaptığı takım sporlarıyla ilgili öylesine az yorumlar vardır ki; bu yorumlar genelde ya olumsuzdur ya da hafife alınarak mükemmellikten uzak kahramanlar, duygusal yönleri sorunlu, çelişkilerden oluşmuş olağan dışı insanlar gibi yorumlar yapılır (4, 233). Toplumdan topluma farklılıklar göstermesine rağmen tüm ülkelerde, spor içinde yer alan kadına karşı hakim olan bu düşünceler, kadının spora yönelmesindeki oranları ve aktivite çeşitlerini belirlemektedir. Çoğunlukla kadınların spora yönelmesi, yine güzelliklerini ve çekiciliklerini korumak amacıyla, formda kalmak için aerobik, step, yürüyüş ve jogging'i tercih etmek şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Kadınların sporda kabul görmemesi, eski Yunanda olimpiyatlara kadınların alınmamasıyla başlamış, modern oyunların tekrar doğmasıyla, Baron De Coubertin tarafından da sürdürülmüştür (4, 228). Dünya sporunun gelişmesinde ve yaygınlaşmasında önemli bir yeri olan Coubertin yaptığı ateşli konuşmalarla, 1901'de “kadınların rolü, erkeklerin galibiyetini takdir etmektir”, 1902’de “kadın sporları, doğanın kurallarına aykırıdır”, 1912'de “Olimpiyat oyunları erkeklere ayrılmalı ve kadın sporcuların görünüşlerinin korkutucu olduğu düşüncesi vurgulanmalıdır. ”, buyurmuşlardır. 1924 yılında kadınlar erkeklerden 20 yıl sonra yarışmaya başladıklarında ise Coubertin, Uluslararası Olimpiyat komitesinde kadınların oyunlardan uzaklaştırılmasını istemiştir. 1925'de kadınların tasnif dışı yarışmalarını önerirken, 1934'de kadın sporcuların yarışmalarda yer almasının erkek sporcular için iyi olmadığı konusunda uyarılarda bulunmuştur. 1935'de ise tekrar ısrarla kadınların halk karşılaşmalarına katılmasına karşı olduğunu, onların toplum içerisinde spor yapmaması gerektiğini, olimpiyat oyunlarında kadınların asıl rolünün erkeklerin başarılarının ödüllendirilmesinde görev almak olduğunu vurgulamıştır (4, 227). Kadın hareketleriyle birlikte belirli ölçüde sosyal değişim sağlanmasına rağmen hala yarışma sporlarına katılımda, çalışma ve boş zamanları değerlendirmede sporun yer alışı bakımından kadın ve erkekler arasında büyük farklılıklar vardır. Ancak belli bir sosyo-ekonomik ve kültürel seviyeye sahip aileler, kız çocuklarının spor yapması için çaba sarfetmekte ya da kendisi geçmişte spor yapmış anneler kız çocuklarını spor yapmaya teşvik etmektedir. Buna rağmen spora başlayan kız çocuklarının spor yapma süreleri ve düzeyleri yine toplumun yapısına bağlı olarak erkek çocuklara kıyasla daha düşük olmaktadır. Belirli bir yaşa kadar çocuk üzerinde annenin etkisinin daha fazla olduğunu göz önünde bulundurarak, sporun toplum geneline yayılması ve büyük çoğunluk tarafından yapılır hale gelmesi için kadının spora ilgisini arttırmak, dahası aktif olarak sporun içinde yer almasını sağlamak için çaba sarf edilmelidir.

Avrupalı Milli Takım

22/11/2007

 

 

Sitemiz çalışanları Dünya ve Avrupa şampiyonası elemelerinde millitakımımıza başarılar diler.Gerekirse sponsor olur, yoluna halı serer,dilek

 

    ağacına bez bağlar.Gerekirse rakip forvetlere büyü yapar,rüşvet teklif eder.İlik açar,düğme diker, overlog yapar....Ne gerekiyorsa onuda yapar abi ölümüne kankayız.

 

Milli hezimet değil milli hizmet!..

« Önceki ::

Google Gruplar
egitimspormizah grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
Google
mamcellat h2o Site Dizini Site Ekle Türkçe Arama Motoru, Web, Altyazı, Email Arama Motoru ve Portalı
Kolay hit Toplist

Blogcu ile yapıldı

Site Dizini